Hayatın asıl amacı…

Hayatın bazı günleri vardır, ne yazık ki kötü geçerler . Nedensizce insanlar zorlaştırır. Güzel şeyler söylemek dostluk kurmak yerine, kişisel hırslarına yenilirler…Geçen hafta başıma böyle bir şey geldi. Zor bir gün geçirdim. Hayatımdan koskoca güzel bir günü birisi çalmaya çalıştı. Üzüldüm. Sinirlendim, kendimi kontrol etmeye çalıştım. Fakat durumun anlamsızlığı ile moralim bozulmuştu bir kere, günümün güzel geçmesine çabalasam bile itiraf etmeliyim ki oldukça kötü bir gün geçirdim. Ancak, bilmek isterseniz, olay herkesin hak ettiği bir sonla bitti. Size burada anlatacaklarım kesinlikle geçtiğimiz Pazartesi ile ilgili değil ondan iki gün sonrası olan Çarşamba günü ile ilgili…

***

Demin bahsettiğim gibi kötü günleri vardır hayatın, anlamsız insanların anlamsızca sizi üzdüğü. Bir de beklenmedik zamanların kahramanları; süper kadınları, süper erkekleri vardır. Çekip çıkarırlar sizi düştüğünüz o üzgünlük kuyularından, hem de hiç beklemediğiniz bir anda. Kimi zaman unutulmuş figürleridir hayatın. Tıpkı sevdiğiniz bir sinema filminin bileti gibi sakladığınız çekmeceden, kitap arasından ansızın, yüzünüzde bir gülümse yaratarak beliriverirler.

***

İşte tam da olaylardan canım sıkılmış, yarı üzgün, bol stresli ve motivasyonumun düştüğü bir anda, çok sevgili, yıllardır görüşmediğim Saint Benoit’dan lise arkadaşım Nilay’ın blogumla ilgili yazdığı  harika bir iki cümle düşüverdi mail kutuma. Şaşkınlıkla sevincimin birbirine girdiği bir an oldu Nilay’ın söylediklerini okuduğum an . Ancak ondan bahsetmemin nedeni yalnızca, benimle ilgili söylediği hoş ve gururumu okşayan sözleri değil kesinlikle.

Ondan bahsetmemin nedeni,  onun hayatta geldiği yerle benim gurur duyup, yalnızca bu dünyada can sıkan, kuyu kazan insanların varlıklarının aksine, başkaları için bir şeyler yapabilen, idealleri uğrunda çaba harcayan kişilerin varlığını hatırlamamdır.

teyze

Nilay harika gülümsemesi olan, çalışkan ve dünya tatlısı bir sınıf arkadaşımdı. Uzun yıllardır konuşmamamıza rağmen, sıcaklığını ve dostluğunu bana bir iki cümlesi ile yeniden hissettirdi. Nöroloji hekimi olan arkadaşım,  böylesine zor ve anlamlı bir meslekte mecburi hizmetini tamamlamış ve  çoktan ikinci senesini bile doldurmuştu. Eh siz düşünün yaşadığım gururu! Genç, akıllı ve başarılı bir kadın doktor olan Nilay, hastalarına umut oluyordu ve eminim o harika gülümsemesi sayesinde tedavileri daha da kolay kılıyordur.

Ben Nilay ile ilgili çok gurur duydum ve itiraf etmeliyim ki o  benim yarabandım oldu. Dikkatimi yaşadığımız eften püften sorunlardan aldı ve “Sınır Tanımayan Doktorlar” gibi, ya da kadınlar, yaşlılar, çoçuklar için yılmadan çalışan doktorların, öğretmenlerin, iyi, saf duygu ve umutlarla dünyanın en ücra köşelerine, insanlara yardım götüren, ideal sahibi kişilerin varlıklarını bana bir kez daha hatırlattı.

Zor çalışma koşullarına, uzun çalışma saatlerine, nöbetlerine ve eminim yürek burkan hastalarına usanmadan yardım etmeye çalışan Nilay Padir’e kendi adıma çok teşekkür ederim…

***

Bazı kişiler hayatta sizleri aşağıya çekmeye çalışırken, haksız itamlarda bulunurken, siz siz olun, ideallerinizin ve Nilay kadar hoş kişilerin varlığını asla unutmayın. Varoluşçuluk felsefesinin temelini oluşturan başkaları için bir şeyler yapabilmenin dayanılmaz hazzını yaşayarak bu dünyanın çok daha güzel yaşanacağına inananlardanım…

***

Harika bir hafta diliyorum!

Not: Bu postumu türkçe hazırlamamın nedeni, hem en iyi kendimi anadilimde ifade edebilecek olmam ve Nilay’ın da paylaşmak istediği hastaları varsa paylaşmasıdır.

P.S: This post will be translated as soon as possible in English. Thanks for your understanding.

Bisous

D.B

Categories: me

5 thoughts on “Hayatın asıl amacı…

  1. Sizlere verdiğimiz emekler ne kadar güzel meyvelerini vermiş.Sen ve Nilay gibi mesleğini böyle haz alarak yapan gencecik pırıl pırıl insanlar bizlerin gurur kaynağı olmaya devam ediyorsunuz.Sevgiyle sabırla yılmadan üreten insanlara teşekkürler.

  2. Sevgili Deniz,

    duygularını ne kadar yalın ve fakat güzel ifade etmişsin .
    Dileğim, hayat karşına hep, hırsına yenilen değil, Nilay gibi çalışkan, dürüst,sevecen ve temiz
    insanları çıkartsın.

  3. 1. Deniiz.. Ah Deniz.. nasıl teşekkür etsem? Ne desem? Çiçek toplasam? Sarılsam öpsem? Şarkı söylesem?? Çok enteresan bir hal içerisindeyim.. Taptatlı satırlar bunlar, hay allah.. :)
    Şöyle söyleyeyim, sabah klinikteyken, telefonuma yeni bir post’un olduğuna dair mail geldi ve taburculuklarımı yapıp,henüz içemediğim sabah kahvemi alıp,koltuğun ucuna ilişmek suretiyle yazını okumaya başladım.. okurken gözlerim doldu desem? ciddyim bu hususta.. tabii bir yandan da inanılmaz kahkahalar atıyorum, keyifli,şen şakrak, ”bugünüm ve önümüzdeki bikaç günüm bu duyguyla harika geçecek” diyen kahkahalar.. hissetiklerimi, hissetirdiklerini anlatmak için ne desem boş ki şu an.. gün boyunca dönüp dönüp okudum..
    Enteresandır, blog’un, facebook’taki bir paylaşımını tesadüfi bir şekilde görmem neticesinde hayatıma dahil oldu.. birazcık ahengimi kaybettiğim bir dönem diyelim.. birkaç gün boyunca dönüp dolaşıp blog’unu okudum.. sırayla değiil, şansa.. kah seninle New York’ta dolaştım, kah babaannenin paşminalarıyla ısındım, kah kurabiye yaptım, kah çimlerde sıcaktan bunalıp saksı süsledim.. birsürü birsürü birsürü hayal kurdum, görsen, öyle keyiflendim ki.. ne tatlı dedim, ne temiz, ne renkli, ne hüzünlü, ne neşeli, ne eğlenceli.. sonra ”dur yaa” dedim, ”Deniz’e yazmalıyım!!!”.. Ne iyi etmişim.. böyle benim gibi hayatında ucundan bucağından melankolyayı taşıyan insanlar, eskilerden tatlı bir insanla karşılaşınca accayip coşku doluyorlar yahu.. :) neyin kafasıysa artık bendeki.. :)
    unutmadan, duygusal yükü fazla olan bir gün geçirmekteyken, sen ve harika satırların, son birkaç zamandır olduğu gibi beni gülümseten,bırak gülümsetmeyi, bildiğin kahkaha attıran yegane unsurlar oldu.. (bu arada blog takip etmeyi hiçbir zaman becerememiş bir kişi bu yorumu yazmaktadır)
    velhasıl kelam.. yürekten, çok yürekten, en yürekten teşekkür ederim Deniz.. bu harikulade bişey.. sihirli.. ve ben hala büyüsündeyim..:) iyi ki varsın.. gerçekten.. :) sevgiler.

  4. Ne kadar güzel bir iletişim bu…
    İkinizi de kutluyorum…
    ikinizi de çoook sevdim…hep böyle kalın.. hep dost, hep içten,hep açık ve sevgi dolu…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>